22 03 2017

TEK ADAM OLMAK veya OLAMAMAK

HİLEYE KARŞI HİLE Eğer 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılacak anayasa referandumunda “Evet” oyları çoğunluğu sağlarsa, cumhuriyet rejimi yıkılacak, Cumhurbaşkanı Erdoğan TEK ADAM olacaktır. Neden TEK ADAM? Çünkü artık hükümetin bir Başbakanı olmayacaktır. Hükümet üyelerini Erdoğan TEK BAŞINA kendisi atayacaktır. Hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi dışından. Yani Türkiye’yi yönetecek hükümet üyeleri, yani bakanlar halkın seçtiği kişiler değil, Erdoğan’ın atadığı kişiler olacaktır. Kısacası, TEK ADAM Erdoğan’ın kendisi HÜKÜMET OLACAKTIR. Neden TEK ADAM? Çünkü Türkiye’deki mahkemelerin tümündeki yargıçları (hâkimleri) ve savcıları atayan, yani göreve getiren, görevden alan Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Erdoğan’ın denetiminde olacaktır. Kısacası TEK ADAM Erdoğan, YARGININ BAŞI OLACAKTIR. Neden TEK ADAM? Çünkü Erdoğan, istediği zaman ve hiçbir gerekçe göstermeden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) kapatıp yeni seçime götürecektir. Kısacası TEK ADAM Erdoğan, TBMM’NİN ÜSTÜNDE BİR GÜCE SAHİP OLACAKTIR. Neden TEK ADAM? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Bütçesini TEK ADAM Erdoğan hazırlayacaktır. Türk halkının verdiği vergilerle oluşan bütçeden hangi bakanlığa ne kadar para verileceğine Erdoğan karar verecektir. Kısacası TEK ADAM Erdoğan, devlet HAZİNESİNİ ELİNDE TUTACAKTIR. Neden TEK ADAM? Çünkü Erdoğan; valileri, kaymakamları ve bakanlıklarda görevli tüm üst düzey yöneticileri kendisi atayacak, kendisi görevden ... Devamı

24 01 2016

AB-Türkiye mülteci anlaşması ya da Avrupa´nin bekci köpegi olmak

AB-Türkiye mülteci anlaşması ya da Avrupa´nin bekci köpegi olmak   29 Kasim 2015 tarihinde Türkiye ve Avrupa Birliği, mülteciler konusunda anlaşmaya varmışlardı. Anlaşmayla birlikte Türkiye'ye 3 milyar avro verilmesi öngörülürken, karşılığında Türkiye'den Suriyeli sığınmacıları Türkiye'de tutması isteniyordu. Avrupa Komisyonu, anlaşmaya dair metni yayımladı. İşte o metin: 1.       Avrupa Birliği liderleri ve Türk mevkidaşları bugün Brüksel’de buluştu. Türkiye 1999’dan beri aday durumundaydı ve 2005’den beri de üyelik için müzakere ediyordu. 2.       Türkiye ve AB, önümüzdeki ortak zorlukları aşmanın önemini görüştü. Avrupa Konseyi’nin 15 Ekim’deki kararlarıyla doğrultulu olarak, üyelik sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğinde karar kılındı. Var olan bağların ve dayanışmanın ileriye taşınması ve ortak geleceği hazırlamak için sonuç odaklı hareketleri benimsemeye karar verildi. Avrupa Projesi’ni güçlendirmek için var olan riskler ve tehlikelerle birlikte yüzleşme ve bunları aşma kararı alındı. Antalya’daki son G20’nin nihai deklarasyonu ve 2249 BMGK kararı hatırlatılarak, Türkiye ve AB terörizme karşı savaşın öncelik olmayı sürdürdüğünü yeniden kabul etti. 3.       Bu amaçla, Türkiye-AB ilişkilerinin henüz tamamen gerçekleştirilememiş büyük potansiyelini keşfetmek için kurumsal ve daha sık yüksek seviyeli diyaloğun gerekli olduğunda anlaşmaya varıldı. Bu çerçevede, iki taraf da yılda iki kez, uygun bir biçimde zirveler düzenleme konusunda anlaştı. Düzenli zirveler, Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesini ö... Devamı

24 01 2016

RUSYA DÜNYAYA MEYDAN OKUYOR Pof. Dr. Anıl ÇEÇEN

RUSYA DÜNYAYA MEYDAN OKUYOR Pof. Dr. Anıl ÇEÇEN    Türkiye’nin Suriye sınırında bir uçağın düşürülmesiyle birlikte dünyanın siyasal gündemi değişmiş ve Orta Doğu bölgesi ile beraber Türkiye Cumhuriyeti de yeni bir siyasal krizin içine sürüklenmişlerdir. Soğuk savaş döneminde uzun süre iki ayrı kutup içerisinde yer alan Türk Devleti ve Rusya Federasyonu,  küreselleşme sürecinde normal düzeyde ilişkilerini geliştirmeye çalışırken,  birden oldubitti ile bir uçak krizinin ortaya çıkması üzerine yeniden eskisi gibi karşı karşıya gelmişlerdir. Sınırların ihlal edildiği gerekçesi ile Türk Devleti kendini savunurken,  Rusya Federasyonu resmi makamları uçağın kesinlikle bir sınır ihlali yapmadığını, Türkiye-Suriye sınırının aşılmadığını ve Suriye’deki iç savaşın önlenmesi doğrultusunda Rus uçağının kendisine verilen görevi yerine getirmeye çalıştığını öne sürerek,  Türkiye’nin gerçekleri dikkate almayarak düşmanca davrandığını olay tarihinden bu yana öne sürerek siyasal gerilimi önemli ölçüde tırmandırmıştır. Rusya Devleti yetkilileri kendilerini savunurken,  sürekli olarak Türk Devletini suçlamaya çalışmışlar ve bu doğrultuda Türkiye’nin bilerek ve isteyerek kasıtlı bir saldırı içinde olduğunu kamuoyu önünde kanıtlamaya çalışmışlardır. Böylece,  soğuk savaşın sona ermesinden sonra geçen çeyrek yüzyıllık dönemdeki küreselleşme süreci yakınlaşması sona ermiş ve soğuk savaşın iki komşu ülkesi yeniden düşman durumuna sürüklenmişlerdir. Hiç beklenmedik bir anda gündeme gelen uçak düşürül... Devamı

16 01 2014

"1 numara çete reisi Başbakan"

ANKARA- CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. İnce, suç duyurusuna ilişkin şöyle dedi: “Başbakan yargıda çete var, diyor. Başbakan örgüt var, diyor. Yargı bir örgüt tarafından teslim alınmıştır, diyor. Peki, bu açıklamalar doğruysa Başbakan gereğini yapmış mıdır? Bu konuda ne yapmıştır? Başbakan gereğini yapmamış ise görevini suistimal etmiştir. Yargılamayı etkilemiştir ya da iftira atmıştır. O zaman hal böyle ise Cumhuriyet savcısının Başbakan hakkındaki fezlekesinin Meclis’e gelmesi gerekir. Hangisi doğru bunların? Başbakan doğru söylüyorsa görevini yapmalıdır. Başbakan’ın amacı bir çeteyi çökertmek değil, Başbakan’ın amacı HSYK içinde kendine bağlı bir çete yaratmak. Bu HSYK’yı Başbakan kurduğuna göre orada da çete varsa çete reisi Başbakan’ın kendisidir.” RTÜK MODELİNE YANIT VERDİ İnce, Başbakan’ın HSYK’da RTÜK modeli önerisine değinerek şöyle dedi: “Şimdi partili hakime doğru gidiyor tartışmalar. Benim bir tavsiyem olacak Başbakan’a, partili hakim, parti kontenjanından hakim istiyorsa Başbakan’a diyorum ki hakim olmasına da gerek yok, madem artık cozuttunuz işi, parti tüzüğüne parti programına hakim olsun yeter. Hakim olmasına gerek yok, parti tüzüğüne hakim olsun yeter. Mesela HSYK üyelerini partiler kurultaylarında seçsinler. Nasıl genel başkan seçiyoruz, bir de orada HSYK üyeleri seçilsin. Biz paralel devlete de parti devletine de karşıyız. Biz diyoruz ki Adalet Bakanı ve Müsteşarı burada olmasın diyoruz. Başbakan diyor ki Adalet Bakanı’nın yetkileri artırılsın.” CHP’NİN YANITI NE OLACAK? AKP’n... Devamı

12 01 2014

Başbakan ve Bilal Erdoğan'ın adlarının geçtiği telefon konuşmala

Yolsuzluk iddisaıyla yürütülen 2. dalga operasyonda telefonları dinlenen işadamı Cengiz Aktürk'ün konuşmalarında Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan'ın da adları geçiyor T24   Arzu Yıldız-Ankara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın savcılık tarafından ifadeye çağrılmasına dayanak yapılan telefon konuşmalarının bir bölümü, Savcı Muammer Akkaş'ın elinden alınan soruşturma dosyası kapsamında polis tarafından hazırlanan bilgi notuna yansıdı. İstanbul’da 17 Aralık’ta yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama iddialarıyla başlatılan operasyondan sonra 25 Aralık'ta yürürlüğe konduktan sonra durdurulan ikinci operasyon çerçevesinde takip edilen işadamı Cengiz Aktürk'ün dinlenen telefon konuşmalarında Başbakan Erdoğan ve 2 Ocak'ta ifadeye çağrılan ancak gitmeyen oğlu Bilal Erdoğan da geçiyor. Konuşmalarda Başbakan'ın, hakkında "Aile dostumuzdur, ne var bunda" dediği Suudi işadamı Yasin el Kadı ile oğlu da sık geçiyor. Polis, "Bosphorus 360 şirketinin Başbakan'ın bilgisi dahilinde kurulduğunu, Başbakan'ın şirketin ortaklık yapısı konusunda konuşulmaması için uyarıda bulunduğunu" iddia ediyor. Ancak, telefon konuşmaları eşliğinde soruşturmayı yürüten polislerin değerlendirmesinin de yer aldığı bilgi notunda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, tapusunu göstererek satıldığı yolundaki iddiaları çürüttüğü Etiler Polis Okulu arazisi için ihale yapıldığının öne sürülmesi dikkat çekiyor. Polisin hazırladığı bilgi notunda yer verilen iddia ve konuşmaları, T24 sayfalarının adı geçenlerin cevap hakkına açık olduğu notuyla yorumsuz aktarıyoruz. Bilgi notunun sonrasında, işadamı Cengiz Aktürk'ü... Devamı

09 01 2014

"Zekeriya Öz yalan söylemez" ise bu sorulara cevap verin

Ne mutlu bize! Hiçbir iktidarın hiçbir gücün adamı değiliz. İktidarsa iktidar, cemaatse cemaat, Necdet Özel'se Necdet Özel, Kılıçdaroğlu'ysa Kılıçdaroğlu. Birileri "kasaptaki ete soğan doğrayamaz" iken, çetelerin tehditlerine göğsümüzü açıp hukuksuzlukları biz yazdık. Birileri mahkeme kürsülerinde titrerken, o kürsünün dibinde "bizi öldürebilirsiniz ama yenemezsiniz" dedik. Şu genç ömrümüzde kimsenin korkaklığına, riyakarlığına, zulmüne, baskısına "eyvallah" demedik. Bundan sonra da demeyiz... Hani "Başım açık, saçlarımı ikiye ayırdım" diyor ya Şair İsmet Özel: "uzun yola çıkmaya hüküm giymişiz". Bunları neden mi söylüyoruz? Şundan... CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün Bursa’da Savcı Öz’ün “tehdit edildim” sözleriyle ilgili şöyle söyledi: “Zekeriya Öz uzun yıllar devlet hizmeti görmüş, devlete hizmet vermiş birisi. Yalan söylemesine gerek yok. Eğer ‘beni Başbakan tehdit etti, iki kişiyi gönderdi’ diyorsa büyük bir olasılıkla doğrudur. Sayın Başbakan bizi tatmin eden bir açıklama yapmadığı sürece Öz’ün açıklamalarına itibar edeceğiz.” "Erdoğan Öz’ü tehdit etti mi", "o buluşma nasıl gerçekleşti" gibi soruları bir kenara bırakıyoruz. Kulağımıza çalınanlar var. Zira Kılıçdaroğlu'nun deyimiyle söylersek "devlete hizmet vermiş" iki hakim başka şeyler söyledi. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır, diyerek konumuza geliyoruz... BU AÇIKLAMALAR DA DOĞRU MU Meselemiz; Kılıçdaroğlu&rsquo... Devamı

29 12 2013

Giderken Bitenler ve 2014'te Olacaklar.

Sanmayın ki yanlış yapan, bunu gizli saklı yapar. Elbette Allah her şeyi görür, bilir. Varsayalım ki ahirette hesaptan korkmazlar, sanmasınlar ki bu dünyada hesap vermezler, çünkü günahlarını kimse bilmez sananlar yanılırlar, fani dünyada da fanilerin kayıtlarını tutan birileri vardır, kaçamazlar, saklanamazlar.   Devletin arşivlerinde hata yapan, suç işleyen herkesin dosyası bulunur. Hukuk devletlerinde bu dosyalar savcılıklar kanalıyla mahkemelere taşınır ve kusurun-suçun cezası en hızlı biçimde verilir. Ülkemizde hukuk devleti düzeni tam olarak oturtulamadığı için genellikle bu dosyalar gerekli makamlara taşınmamakta, “gerekirse” devreye sokulmak adına bekletilmektedir. İstenildiğinde, bu dosyalar ortaya atılıverir. Bu, yasadışı yollarla arşivlemesi yapılmış bilgi-belge ve görüntüler (kasetler) için de böyledir.   İstenildi, yalnızca birkaç dosya şöyle bir atıldı, ülke karıştı. “Şimdi gemi var gemicik var... Bulabilirseniz yapın.”a rahmet okutacak “kutu var, kutucuk var” skandalı açığa çıktı polisin “Ak Eller Operasyonu” ile.   Bakanların değil, hükümetin istifası ile sonuçlanması gereken bu kirli süreçte milletin oylarıyla milletvekili çıkarıp TBMM'de grup kurmuş muhalefet partileri CHP ve MHP, “temiz ülke istiyoruz” diyerek, seçmenlerinin demokratik haklarını kullanıp hükümeti protesto etmelerini sağlamak adına illerde 1-2 saatlik izinli mitingler yapabilirlerdi, tık yok! Millet, vatandaşlar kendi içinde konuşup söylenmek, dertlenmek, dertleşmek yerine sesini hükûmete karşı duyurabilirdi. Muhalefet bunun önünü bilinçli olarak açmıyor. Muhalefet etkin muhalefet yapsa, AKP iktidarı ikti... Devamı

22 12 2013

Ağaoğlu imar değişikliklerini bizzat Başbakan'la halletmiş!

  Ali Ağaoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden geçiremediği imar değişikliklerini bizzat Başbakan Erdoğan ile görüşerek hallettiği iddia ediliyor. İddianın sahibi, bizzat Ali Ağaoğlu. Ağaoğlu'nun şok telefon görüşmeleri, teknik takibe takıldı. (soL - Haber Merkezi) Üzerinde fabrika ve taşınmazların bulunduğu Veliefendi Hipodromunun karşısındaki 70 dönümlük arazi 2011 yılında Ali Ağaoğlu tarafından satın alındı. Ağaoğlu, 2012’de İBB Meclisine yaptığı başvuruda arazinin imar planının değiştirilmesini istedi. İmar değişiklik teklifinde; 40 dönümlük park alanının 25 dönüme düşürülmesi, ayrıca inşaat alanının 190 dönüme çıkarılması istendi. Bu yeni teklifte toplam inşaat alanının %193 artırılması öngörülüyordu. Ancak İBB Meclisince “oy birliğiyle” alınan kararla imar talebi reddedildi. Ali Ağaoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nden geçiremediği imar değişikliklerini bizzat Başbakan Erdoğan ile görüşerek hallettiği iddia ediliyor. İddianın sahibi de Ağaoğlu. Ağaoğlu İBB’yi devre dışı bırakarak istediği imar değişikliklerinin tamamını yaptırdı. Ağaoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin devre dışı bırakılması ile ilgili olarak “BEN BAŞBAKANA YAPTIRDIM AÇIK VE NET SÖYLÜYORUM YAPMADINIZ YAPMADINIZ, KADİR BEYE SÖYLEDİM OLMAYINCA BEN DE GİTTİM BÜYÜK PATRONA, O DA BAKANA TALİMAT VERDİ” sözleri teknik takibe takıldı. İşte Ali Ağaoğlu’nun İBB Meclis Üyesi Timur Soysal ile yaptığı polisin teknik takibine takılan görüşmesi: A.A : Efendim Timur alo T.S : Alo Ali bey merhaba A.A : Merhaba T.S : Nasılsınız iyi misiniz A.A : Ne o bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü T.S : (Gülüyor) Ya yok... Devamı

06 12 2013

Recep Tayyip'in Mal varlığı

Recep Tayyip'in Mal varlığı |  görsel 1

Yorum yok. İsteyen alttaki verdiğim linkten kendisi teyit edebilir. 2 (İki) Milyar Dolar. Başkan Obama'dan zengin. Gülmemek içten değil. :) :) http://www.ababaka.com/cms/index.php?option=com_kunena&func=view&catid=34&id=8154&lang=lg&Itemid=45 Devamı