06 10 2012

Abramowitz'in Tercümesi: ‘Türkiye’nin nazik durumu’ neymiş?!

Banu AVAR  Amerika’nın eski Ankara büyükelçilerinden, AKP liderini ‘koltuğa oturtan adam’ olarak bilinen,   ‘derin’ ABD’nin odak noktası CFR’nin (Dış İlişkiler Konseyi) uzmanı, 1994’de ‘Türkiye parçalanabilir!’ açıklamasını yapan Morton Abramowitz Eylül 2012 yazısında bakın Türkiye’yi nasıl değerlendiriyor: 1. ‘Türkiye şimdi zor durumda. En büyük sorunu Kürtler..’ 2. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2014 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı koltuğunu hedefliyor ama koltuğu tehlikede…’ 3. Türkiye, komşularla ‘sıfır sorun’lu değil, tüm komşularıyla kavgalı! Özellikle Suriye konusunda ne içeriyi ne dışarıyı ne batıyı mutlu edemedi. 4. Erdoğan, Barzani ile yakın ilişkiler geliştirdi ama bu ilişkiler PKK terörünü engellemesine yetmedi. 5. Suriye’ye herkesten fazla müdahil olan Erdoğan, şimdi kendi ülkesini mezhep çatışmalarına doğru sürüklüyor! 6. Türkiye’de Kürtlerin geldikleri nokta da çok çelişkili.. Kürt halkı şiddetin durmasını isteyor ama bir yandan PKK’yı destekliyor… 7. PKK lideri Abdullah Öcalan bir çeşit federal sisteme destek veriyor ama bir zamanlar savunduğu özerklik fikrinden sözetmiyor.. 8. Erdoğan çözümsüz kaldı ve her sıkıntıda kalan Türk lider gibi MHP’den medet ummaya başladı.. 9. Türkiye’de muhalefet yok.. halk sessiz ve tepkisiz.. 10. Erdoğan gerek PKK terörü, gerek Suriye ve gerekse bozulan ekonomi nedeniyle koltuğunu kaybetme tehlikesi içinde.. 11. Erdoğan ABD’nin has adamı ama özellikle Kürt sorunu onun sonunu getirecek güçte bir mesele.. 12. 2013 yılında Erdoğan &uum... Devamı

05 10 2012

HASDAL ESİRİ ALBAY ALİ TÜRKŞEN'DEN MEKTUP VAR..

Yerken kıtır kıtır, bekçi gelince mee… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyon ekranında görünmesiyle, kanalı değiştirmek arasında geçen, insanlık için küçük, benim içinse çok büyük zaman diliminde şu birkaç cümleyi işitmek zorunda kaldım birkaç gece önce Hasdal’da: ‘’Oslo’yla ilgili (CHP’nin açıkladığı Oslo görüşmeleri belgesini kastediyor,) yalan ve yanlış haberler terör örgütü kaynaklı. O aslında bir belge değil. Onların hazırlamış olduğu, kendilerine göre bir uydurma kaleme aldıkları 9–10 maddelik bir yazı. Ama bunu belge olarak sundular. Bu oradaki görüşmelerden de onun içinde yok mudur, vardır tabii. Ama bir evrakın belge olabilmesi için tarafların onun altında imzalarının olması lazım. Böyle bir imza var mı? Yok.’’ ‘’Sağır olaydım da duymayaydım, kör olaydım da görmeyeydim,’’ dedim kendi kendime ama ne çare. Kulaklarıma inanamadığım aynı kelimeleri ertesi gün gazetelerde de okuyunca, anladım ki duyduklarım gerçekmiş. Yaşlı kulaklarım bana ihanet etmemiş yani. Daha birkaç gün önce Silivri’nin, mahkeme adı altında görülen iftira davası nedeniyle 16 yıl hapse mahkûm olmadım mı ben? Hem o davada savcılar, bırakın imzalı-imzasız bir belgeyi, sorularını çıktısı bile olmayan dijital yalanlar üzerinden, bilgisayar ekranından sormamışlar mıydı bize? Bir bahriye subayı olarak, adını bile yıllar sonra öğrendiğim bir plan seminerinin uydurma dijital verileri yüzünden almadım mı ben 16 yıl cezayı? İnsan haliyle sormadan edemiyor tabii. Sizin hükümetiniz yönetiminde neyin belge olduğunu nasıl bileceğiz biz Başbakan Erdoğan? Partinizin halen görevde olan Kayseri Belediye Başkanının el yazısı notlarını... Devamı

04 10 2012

SAVAŞI AKP ÇIKARIR, Vatansever CHP ve MHP’ liler ÖLÜR

SAVAŞI AKP ÇIKARIR, Vatansever CHP ve MHP’ liler ÖLÜR |  görsel 1

SAVAŞA HAYIR Türkiye genelinde sosyal medyada SAVAŞA HAYIR paylaşımları sürüyor, Duyarlı Türk Halkını yarın Taksim meydanında toplanmaya çağırılıyor. Ülkemizin hiçbir menfaati olmayan bir oyuna sokuluyoruz, Dünya seyrediyor, Türkiyeye oynanan oyun yeniden tezğaha sürülüyor. Türk halkı ister istemez Suriye’nin Bomba atması için AKP kongresinin bitmesini bekledi, merak edilen Türkiye , OBAMA ya destek vermek için alet mi? oluyor. Son dakika haberlerinde Suriyeden yapılan açıklamada askeri hedeflerin vurulduğu açıklaması yapılıyor. Durum sabaha kadar nasıl devam edecek, bundan sonraki gelişmeler neler olacak, Tezkere için toplanması gereken TBMM nasıl bir tavır alacak. IRAK tezkeresinde Deniz BAYKAL becerisi ile CHP gurubu hayır diyerek savaşa girmemiz engellenmişti. Bugün AKP mecliste tezkere için nasıl davranacak. NEREYE GİDİYORUZ. Suriye Son dakika haberi ile komşularımızla bir sorunu olmadığını açıkladı. Suriye Enformasyon bakanlığı yapmış olduğu açıklamada, “Akçakale’ye düşen top mermisi nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınları ve Türk halkına başsağlığı diledi ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Suriyeli Bakan: ‘Komşularımızın güvenliğine saygı duyuyoruz’” Ne yazık ki Daha öncede Suriye den gelen daha önceki saldırılarda Türkiye den aynı şekilde cevap veriliyormuş. Türkiye yıllardır Terörle savaş halinde ve Anadolunun gariban çocukları Şehit olmaktadır. Dikkat edilecek husus  ise, Villalardan, zengin Çocuklarından, Cemaat elamanlarından kimsenin şehit olmadığıdır. Uyan Türkiye Oyuna gelme! SAVAŞA HAYIR HERKES TAKSİM’E Halkevleri, HDK, ÖDP, TKP’den ortak açıklama ‘AKP’nin savaş politikalarına karşı Ta... Devamı

04 10 2012

Milliyetçilik ve Ulusçuluk – Bozkurt Güvenç

Siyaset yapmak meslek değil, ulusal bir görevdir. Akademisyenler ülke yönetiminde görev almalıdır, kuşkusuz; ancak yürütmeye katılmada yıpranmamak ve yuvaya dönüşte “hoş geldin”le karşılanmak şartıyla. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “Ulusçulukla hesaplaşma zamanı geldi” beyanı üzerine, Emre Kongar görüşlerini Aydınlanma köşesinde yazdı (Cumhuriyet 20 ve 22 Eylül). Bu yazımın konusu Davutoğlu’nun “ulusçulukla esaplaşma”açıklaması değil, dilimizdeki milliyetçilik ve ulusçuluk ikilemidir. Türkçe sözlüklerde, Osmanlıca millet ile Türkçe ulus eşanlamlı hatta özdeş görünüyor. Oysa Arapça milla’dan gelen “millet” aynı din ve mezhepten olan bir topluluk; Dil Devriminden sonra Moğolca’dan alınan “ulus” ise, bir aşiretler topluluğu, kağana bağlı halkların tümü, ülke ve memleket anlamlarına geliyor. Batı dillerinden Türkçeye sözlüklerde, Latinceden gelen “nation” karşısında: ya millet, ulus ya da ulus, millet ikilemi var. Yıllar önce yazdığı doktora teziyle bizlere“unutulmuş adam” Yusuf Akçura’yı tanıtanFrançois Georgeon’un bir seminerindeki sorusu geldi aklıma: “Millet gibi, Türkçeye yerleşmiş bir kavram varken, bu ‘ulus’ da nereden çıktı? Fransız tarihçiye, ‘ulus’u, din kökenli ‘millet’e karşı, sizin ‘nation’ gibi, ‘dinler üstü laik bir toplum’ gibi anlıyorum; millet ve milliyet sözcükleri günümüzde belki din-mezhep birliğini yansıtmıyor; ama kimi İslamcılar, milliyetçiliği din-mezhep birliği olarak kullanıyorlar; ulus ve ulusçuluk ise TDK uydurması değil, bilinçli bi... Devamı

03 10 2012

Türkiye Operasyon Üssüdür, Üsse Bomba Düşer -Bülent Esinoğlu

Türkiye Operasyon Üssüdür, Üsse Bomba Düşer -Bülent Esinoğlu |  görsel 1

Büyük Ortadoğu Projesinin operasyon üssünün, Türkiye olduğunu defalarca yazdım. Bizleri böyle düşünmeye sevk eden, yaşadığımız süreçtir. Kirli ve ahlaksız savaşların üssü iseniz, üzerinize bomba düşer. Üstelik bu bombanın El-Kaide tarafından mı, Halkın Mücahitleri tarafından mı, CIA tarafından, Fransız gizli servisi tarafından mı atıldığını bilemezsiniz. Bir kez bu ahlaksız sürecin içine düştünüz mü, Akçakale’ye bombayı kimin attığı hiç önemli değildir. Bu süreç, Afganistan Irak ile başlayıp, Libya ve Arap Baharı ile devam ede gelen süreçtir. Bu sürece Türkiye’nin kaderini bağlayan Eş Başkanlık, Suriye’de, emperyalizmin Eş başkanlık ile paylaşmadığı, kendine ait bir hesabının olabileceğini hesaplayamadığı veya Amerika konusunda hesap hatası yaptığını göstermektedir. Daha ötesini söyleyeyim, emirleri yerine getirmek için başlanıldı, şimdi ise içinden çıkılmaz bir noktaya doğru ilerliyor. Daha kestirme söyleyeyim, Amerika Suriye’de, Rusya ile kapışmayı kendi hesabına uygun bulmadı. Esad, muhalifleri Türkiye sınırına doğru sürdükçe, ikmal yapmak, ya da artık işimiz Suriye’de zor, Türkiye’ye kaçalım diyenlerin, Yayla Dağ ve Akçakale’de sıkışacakları anlaşılıyor. Türkiye’de teçhiz edilip Suriye’ye gönderilen, Özgür Suriye Ordusu Halep’e öyle bir bomba koydu ki, ardından Suriye ordusu Halep’i bırakıp, muhaliflerin ikmal merkezlerine doğru ilerledi. Akçakale’nin Suriye tarafında sıkışan Muhalifler, Türk Ordusunu bu kirli savaşın içine çekmek için Türk tarafına bomba atarak, provokasyonları artırdı. Akçakale’ye düşen bomb... Devamı

03 10 2012

BARZANİ'NİN DEDELERİ TÜRK ASKERLERİNİ ASMIŞTI, UNUTTUNUZ MU?

AKP KONGERASİ'NDE ÇIĞLIKLAR ATILDI BARZANİ İÇİN: "BARZANİ, TÜRKİYE SENİNLE GURUR DUYUYOR", DİYEREK. Bu çığlıkları atanların ya Türk tarihinden haberi yok, ya da niyet başka...  Yüzbaşı Hilmi Bey genç cumhuriyetimizin zabitlerindedir. 1887 yılında Erzincan’a bağlı Kemaliye(Eğin) ilçesinde doğdu. 1. Dünya Savaşı’nın başlarında İstanbul Darüşşafaka’da okuyordu. Savaşın ilk dönemlerinde Doğu Cephesi’nde topçu subayı olarak görev aldı. 1. Dünya savaşı sonrası jandarma sınıfına geçerek, Hakkâri Seyyar Jandarma Alayı’nda görev yaptı. Şemdinli Bembo vadisinde, Nesturi ve Barzanlara karşı yaptığı harekatta gösterdiği başarıdan dolayı, 1927 yılında İstiklal Madalyası almaya layık görüldü. Hilmi Öker, Doğu’da uzun yıllar kaldı ve takdire layık hizmetlerde bulundu. Sonrasında Karadeniz bölgesine tayin edildi. 1932 yılında kendi isteği ile emekli oldu ve memleketi Kemaliye’ye döndü. Cumhuriyet zabiti Jandarma Yüzbaşı Hilmi Öker Bey, 1974 yılında, İstanbul’da vefat etti.  Kendileri ile tanışmayı dilerdik ama geç kaldık, varlığını öğrendiğimizde aramızdan ayrılmıştı. Oğlu Ahmet Fevzi Öker Bey, bir kitap fuarında yanımıza gelip de Hilmi Bey’in anılarından bahsetmiş olmasaydı, belki de, anılarıyla da olsa,  tanışma fırsatımız hiç olmayacaktı. Ama şimdi mutluyuz, Hilmi Bey’i tanımış olduk, o dönemde yaşananları ilk ağızdan öğrendik ve anılarını, birazdan sizlerle buluşturacağız. Bu önemli bir olay, bizim için. Önemli, çünkü Sarıkamış’ta çektiği acı ve çileler bir yana, kitabımıza konu olan yaşamı hep Şemdinli’de geçmiş, on üç koca yıl. Bir yanda asayişi sağlarken, öte yanda Nesturiler ve Barzani peşmergeleriyle Be... Devamı

03 10 2012

DELİ DUMRUL HARACI-Necati DOĞRU

Eksiksiz, kusursuz, çok çalışan, söylediğini dinleten “muhalefet olma” zamanı geldi, geçiyor. Yapılanlar zam mıdır?  Deli Dumrul haracı mı? İktidar riyakar. İkiyüzlü. Murai. Başbakan bilgi kirletiyor. İşte tam muhalefet zamanı. Halk kulağını açtı bekliyor. Muhalefet anlatsın isterim. Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Bölge Başkanlığı’nı 9 yıl (1980’de başlayıp 1989’a kadar) yaptı. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1986’da Dünya Enerji Kongresi için istatistikleri hazırlayan ekibin içinde yer aldı. Ünal Erdoğan, “Yapılanın zam değil halka bindirilmiş Deli Dumrul haracı” olduğunu hesapladı. * * * İşte hesap: Doğal gaz: İthal ediliyor. (Yılda 46 milyar metreküp) 8 milyar TL’ye mal ediliyor.. Halka 55 milyar TL’ye satılıyor. Gazda Deli Dumrul Haracı: 47 milyar TL’ye ulaştı. Petrol:  İthal ediliyor. (Yılda 34 milyon ton) 17 milyar TL’ye mal ediliyor.  Halka 93 milyar TL’ye satılıyor.    Petrolde Deli Dumrul Haracı: 76 milyar TL’ye ulaştı. Elektrik: İthal değil. Ülke üretiyor. (Yılda 200 milyar kilovat saat) 17 milyar TL’ye mal ediyor. Halka 76 milyar TL’ye satıyor. Elektrikte Deli Dumrul Haracı: 59 Milyar TL’ye ulaştı. * * * Üç kalem malda (doğal gaz, petrol yani akaryakıt, elektrik) mal oluş fiyatı ile halka satış fiyatı arasındaki fark (doğal gazda 47 milyar -petrolde 76 milyar- elektrikte 59 milyar TL) 182 milyar TL’ye çıkıyorsa bunun adı “zam değil” olsa olsa gizli, ikiyüzlü, riyakar ve sömürücü vergi olabilir. Yukarda size yazdığım tabloyu çıkartıp bana gönderen enerji politikaları uzmanı yüksek elektrik mühendisi Ü... Devamı

02 10 2012

HELAL SANA TEK ADAM! - OSMAN KAÇMAZ

  ‘’ Benim ağrıma giden insanların yalan söylemesi değil, bir süre sonra söyledikleri yalanlara inanmasıdır.‘’ Yine ünlü bir düşünüre göre ‘’Asıl kızılması gereken birinin yalan söylemesin değil, yalan söylerken yakalanacak kadar salak birinin, insanları kandırmaya çalışmasıdır.’’ En büyük zat Arena Kapalı Spor Salonuna çıkmış yuvarlıyor da, yuvarlıyor. Mekanı dolduran on binler salya sümük, feryat figan. Üstat sallıyor, salladıkça müritler titriyor. Şiirler, AŞIK Veysel ‘den yürek yakan nağmeler… Sakıncalı medya kapı önüne konmuş, şakşakçılar başköşede. ORTAM MİS! HERKES AĞLIYOR SAYIN SEYİRCİLER …! Beni diyor ‘’Yeryüzünde sevmeyen bir kişi kalsa kendimi sorgularım. Helal edin hakkınızı. ’ ’HELAL OLSUN… HUKUKUN ADALETİNİ, KENDİ ADALETİNE OYUNCAK EDEN ADAM. HELAL OLSUN … ELLERİNE BULAŞAN YÜZLERCE ŞEHİDİMİN KANIYLA, ‘’DEĞİL BİR PKK ‘LIYI BİR KEDİYİ BİLE TÜRKİYE‘YE VERMEM ‘’ DİYEN BARZANİ ‘Yİ KÜRSÜYE ÇIKARIP YANDAŞLARINA ALKIŞLATTIRAN ADAM. HELAL OLSUN … PKK’YI TEPEMİZDE GEZDİRİP, CEMİL BAYIK HAİNİNE ‘’OSLO GÖRÜŞMELERİNİN DEVAM EDEBİLMESİ İÇİN KÜRT HALK ÖNDERİNE EV HAPSİ DEĞİL, ÖZGÜRLÜK YARAŞIR!‘’ SÖZLERİNİ SARFEDEBİLME CÜRETİNİ VEREN ADAM. HELAL OLSUN … İSRAİL ‘İN İZNİYLE TÜRKİYE’YE GELEN HAMAS LİDERİNİ İKİNCİ KEZ KONGREYE GETİRTİP GÖVDE GÖSTERİSİ YAPTIRARAK ABDULKADİR ŞENER'İN SÖZLERİNİ HAKLI ÇIKARAN ADAM. HELAL OLSUN … DÜN KARŞILIKLI SÖYLENME... Devamı

01 10 2012

Silivri-İmralı Zamanlaması

Başbakan Erdoğan’ın yeni resmi muhatabı Öcalan’ın sözde "barış" şartlarından birisi, "Hakikatler araştırılsın, gerçeklerle yüzleşilsin" idi. İstediği, terörle mücadele edenlerden hesap sorulmasıydı. 21 Eylül Cuma günü Balyoz/darbe davası adı altında yüzlerce üst rütbeli subay ağırlaştırılmış müebbet üzerinden 13-20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Çoğunluğu terörle mücadeleye ömrünü vermiş isimlerdi. Böylece Öcalan ve adamlarının bir isteği daha yerine gelmiş oldu!.. * * * Başbakan Erdoğan ve bakanlar aylardır "terörle mücadele, siyasi uzantılarıyla müzakere"diyordu. Siyasi uzantılardan kasıt BDP idi. Ancak 21 Eylül’den 4 gün sonra 25 Eylül’de Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "Öcalan’ın da müzakere sürecine dahil edilebileceğini" açıkladı. Ertesi ve sonraki günlerde de Başbakan Erdoğan, Öcalan’la görüşmeye ilaveten Oslo sürecinin yeniden başlayabileceğini ilân etti. Erdoğan son olarak dün, daha önceleri "siyasi uzantı" olarak nitelendirdiği BDP’lilerin hiçbir fonksiyonu olmadığını belirterek: "Olay herhalde yine İmralı’ya gidebilir." dedi. Yani İmralı ile müzakereye oturmanın ötesinde, teröristbaşı Öcalan’ı "siyasileştirdi"!.. * * * Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları sayesinde, askerlerin hükmünün kesildiği 21 Eylül Cuma günü bir şey daha olduğu ortaya çıktı. Öcalan’ın kardeşi o gün İmralı’ya gönderilmiş, ağabeyi ile konuşup BDP ve Kandil’e mesaj götürmesi sağlanmış. Böylece terör örgütünün tüm kanatlarında ... Devamı

29 09 2012

ABDULLAH ÖCALAN'NIN AMCA OĞLU TÜRK ORDUSUNDA BİR KURMAY SUBAY MI

AGOP ARTİNYAN (ABDULLAH ÖCALAN)'NIN AMCA OĞLU TÜRK ORDUSUNDA BİR KURMAY SUBAY MI? /// Ender BUKET Not: Bu sorunun cevabı hala verilmediğini biliyor musunuz? TÜRK MİLLETİNE DUYURUMDUR: "23-12-2011 sat 23 sularında TERÖRİST BAŞININ, TSK'NIN BİR BİRİMDE PAŞA OLAN AMCA OĞLU İLE İLGİLİ BİLGİLERİ YAYINLADIM.. YAZIYI EKLERKEN, İÇİMDE HEP BİR ACABALAR VARDI ACABALARIM AKRABALIĞINDA BİR SOY İSİM BENZERLİĞİMİ DİYE AMA DEĞİLDİ... AKRABALIKLARI KESİN VE DELİLLİDİR.. ACABALARIMIN ANA NEDENİ: AYNI KOTAGORİDE Mİ BU ŞAHISTA İHANET İÇİNDE OLABİLİR Mİ VEYA İÇİNDEMİ GİBİ SORULARDI.. AMA BİRDE MUSTAFA KEMAL PAŞA'NININ ŞU SÖZÜ VARDI!! ( VAZİFEYİ İHMALE SÜRÜKLEYEN MERHAMET VATANA İHANETTİR) O ZAMAN YAYINLAMALIYDIM!! YAYINLADIM BEĞENENLER OLDU, TABİİ İLGİSİZ KALABİLİRLERMİYDİ. BİR TIKCIK BİLE İLGİLENDİĞİNİN DELİLİ İDİ... TIK EN KOLAY OLANI BU İDİ, NEDEN ZAHMET EDELERDİ YAZMAYA.. İTİRAZ EDENLER OLDU BİR KİŞİ EVET AKADEMİDE BENİM TALEBEMDİ DEDİ. AKRABALIĞI DOĞRUDUR DEDİ AMA ONLAR NÜFUS KAYITLARINI ORADAN ALDILAR DİYE NOT DÜŞMÜŞTÜ... VE SABAH BÜTÜN PAYLAŞIMLAR KALDIRILMIŞTI!! BİZ YİNE HADİSEYE ŞURADAN BAKALIM !!! VAZİFEYİ İHMALE SÜRÜKLEYEN MERHAMET VATANA İHANETTİR "MKA".) TÜRK MİLLETİNE SAYGIYLA DUYURULUR!!! MEHMET DALMAZ **************************************************** O ŞİMDİ PAŞA; BU NE AYMAZLIK, BU NASIL BİR GAF Ne günlere kaldık yahu! Kanlı teröristin akrabası “Türk ordusunda” havacı kurmay albay olarak görev icra etmektedir.. Söz konusu şahıs hakkındaki yapılan araştırma sonunda, şok bilgilere ulaştı. Albayın adı Özdilek Öcalan. Soyadındaki talihsiz benzerlik sadece bir tesadüf değil. Özdilek albay terorist başı ile resmen akraba. Babası... Devamı

29 09 2012

"SANA ÜSTADINI ANLATAYIM MI SAYIN ERDOĞAN !''

Sayın Erdoğan, ben sizleri iyi tanırım. Sizler 80 yıldır “kin yiyip nefret kusuyorsunuz.” Kaynağı olmayan uydurma tarih kitaplarından ve yabancı istihbaratların merdiven altı üretimi olan zehirli gıdalarından “tarih” diye besleniyorsunuz. Sizin beslendiğiniz fısıltı tarihi, “Atatürk’ü toprak bile kabul etmedi, karnı patladı, o yüzden üzerine binlerce ton ağırlık kondu” diye anlatır. Hepiniz bu kepaze iftiraya inanırsınız. Çünkü inanmak istersiniz. İstiklal mahkemeleri hep hedefiniz oldu. Hanginizin dedesi oralarda yargılandı bilmiyorum ama belli ki yargılanan ihanet şebekelerinin çocuklarını yabancı istihbaratlar yalnız bırakmamış(!).. Cumhuriyete ve onun kurucusuna düşman olarak yetiştirmiş. Neden biliyor musunuz? Atatürk sadece emperyalizmi yenmedi, O aynı zamanda bütün mazlum milletlere umut ve rehber oldu. İşte küresel şeytanın çocukları bu yüzden Atatürk’ü hiç affetmedi. Küresel şebekelerin iktidar yaptığı partinizin Tunceli üzerinden Atatürk’e saldırması benim için çok normal. Libya ve Suriye’de bu şeytanlar adına nasıl tetikçiliğe soyundu iseniz, Atatürk’ün ezeli düşmanlarının dostu olarak Atatürk’e elbette saldıracaktınız. Aksini düşünmek zaten şeytanın Adem Aleyhisselam’a secde etmesini beklemek kadar abes olur. Madem bizim kahramanlarımıza laf etmişsin, bir iki kelamla senin kahramanlarından birini de size biz anlatalım: Üstadınız Necip Fazıl Kısakürek Ankara’da müritlerinin olduğu bir mecliste "Bu millet mütefekkir yetiştirmez" buyurmuşlar!!! Galip Erdem Üstad, “ya mütefekkir değilsiniz, yahut da Türk değilsiniz” demiş. “Birtakım şeylere duyduğunuz alerjinin sebebi şimdi anlaşılıyor” diye de ince bir vurg... Devamı

29 09 2012

Bu kış zor geçecek padişah! Gidicisin…

Bu kış zor geçecek padişah! Gidicisin… |  görsel 1

  Ey ahali: En başta odun, kömür olmak üzere; un, bulgur, soğanınızı şimdiden alın… Hatta eviniz-barkınız, olanağınız varsa köyünüze dönün… İran’a, Irak’a, Suriye’ye, Azerbaycan’a, Rusya’ya… Yani demem o ki, kalorifere, mazota, doğalgaza, benzine, motorine güvenmeyin… Bu kış zor geçecek… Neden mi? Arz edeyim: AKP, toplumu sosyal, etnik ve mezhepsel bağlamda kategorize ederek boğazlaşmanın eşiğine getirse de, doğrusu sağlıksız ve eşitsiz de olsa belli düzeyde bir ekonomik iyileşme sağladığını kabul etmek gerekir. Peki, bu ‘iyileşme’ nasıl sağlandı? Cumhuriyet dönemi boyunca elde edilen kamusal birikimin, “özelleştirme” adı altında eşe-dosta ‘satılmasının’ ve borç stokunun çevrilebilir düzeyde tutulmasına imkân sağlamasının yanında, iyileşmenin görünür dayanaklarından biri de, son yıllarda İslam ülkeleriyle olan ticaret hacmindeki artış idi.    Her ne kadar AB+ABD ülkeleriyle olan ticari rakamlar yüksek görünüyorsa da, bu ülkelerle yapılan ticaret, hep aleyhimize sonuçlanıyor, biz zarar, onlar kar ediyorlardı. Bu yüzden son yıllarda ekonomiyi sırtlayan ve dengeleyen esas unsur; Libya, Irak, İran, Suriye, Mısır, Arabistan gibi İslam ülkeleri ve Türkî cumhuriyetlerle olan ticari ilişkilerdi. ‘İlişkilerdi’ diyorum, çünkü Araplarla olan ticari ilişki, Suriye, Irak ve İran hilaline karşı örtülü savaş ilanından sonra, borsacı deyimiyle “dip” yaptı. Suriye “kardeş ülke” ilan edilip vizeler kaldırılınca, görece de olsa çağdaş, laik, özgür bir ülke olan Türkiye cazibe merkezi haline gelmiş, zengin Araplar komşu Türkiye’ye “çat kap... Devamı

28 09 2012

PKK’yı kim yarattı, ne zaman, niçin?

PKK’yı kim yarattı, ne zaman, niçin? |  görsel 1

ABD, Sevr Antlaşması’nı imzalayan taraflardan biri olmadığı halde, 1919’da Nobel Barış Ödülü verilen ABD Başkanı Woodrow Wilson, Sevr Antlaşması ile parçalanan, emperyalistlerin topraklarını paylaştığı Osmanlı İmparatorluğu’nun yeni sınırlarını belirledi. Altında imzası olan haritayı Wilson, Ermeni dostlarını memnun etmek için hazırladı; haritada sınırları kesin olarak belirlenmemiş Ermenistan adlı bir bölge vardı. Sevr Antlaşması’na taraf olanlar, imzalayanlar arasında Kürtler yoktu fakat emperyalistler, Kürdistan başlığı altında Antlaşmaya koydukları üç madde ile Wilson’un bu yapay Ermenistan’ının güneyinde “Kürdistan” adlı yeni bir ülke daha yarattılar. İşte PKK orada başladı! Lozan’da, Türkiye’yi savaş alanında yenemediklerini kabullenmek zorunda kalan Emperyalistler Sevr Antlaşmasında belirledikleri amaçlarına, 1925 yılından beri Kürt isyanlarını organize ederek, destekleyerek, ulaşmaya çalışıyorlar. Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde Türkler, Kurtuluş Savaşı ile Sevr Antlaşmasını yürürlüğe konulmadan geçersiz hale getirdiler. Emperyalistler, Lozan Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu külleri üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni kabul etmek zorunda kaldılar. Sevr Antlaşması’nda Türkiye sınırlarını belirleyen ABD, Lozan Antlaşması’nın geçerliliğini hiçbir zaman kabul etmeyen tek ülke olarak devam ediyor. ABD, yeni Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kalan çıkarlarını güvence altına almak için, Türkiye ile 6 Ağustos 1923’de ikili bir “Dostluk ve Ticaret Antlaşması” imzaladı. Bu özel antlaşma ile Türkiye’deki Amerikan misyonerleri ve eğitim kuruluşlarının Osmanlı döneminde olduğu gibi devamı da sağlanmış oldu1. A... Devamı

28 09 2012

İSLAM DİNİ İLE YAPILAN TÜRK DÜŞMANLIĞI

Bize anlatılanlar ve İslam dininin değer yargıları ya yanlış, ya da tahrif edilerek Millet aslından İslam'dan uzaklaştırılıyor. Tarihte olmamış,tamamen rivayete ve yalana dayalı propaganda teknikleri ile Türk Milleti üstelik müslüman olduğunu iddia edenler tarafından kandırılarak iğdiş edilmiştir. Dini bütün bir müslümanın Türk ordusuna düşman olması düşünülemez. Aynı şekilde kendisini Milliyetçi olarak görenler gruplar içinde bile Türk ordusuna düşmanlık yapanlar var. Bir dönem Türk Silahlı Kuvvetleri milliyetçilerle,vatan hainlerini ayn ı kefeye koymuş olabilir. Fakat bu bile milliyetçilerin Türk Ordusuna düşmanlık yapıp o müessesenin kurumsal yapısına saldırmalarını makul gösteremez. Milliyetçi sahip olduğu düşünce yapısı itibariyle orduya düşman olamaz. Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine,tarihi kurumlarına düşmanlığın Türk Milletine düşmanlık olduğunu aklından çıkarmaz. Elbette Türk Ordusunda da çürük elmalar vardır,olabilir. Ama ordunun bilakis bizzat kendisine düşman olamayız. Türk Ordusuna asıl düşmanlık islami düşünen kesimden gelmektedir. Yıllardan beri orduya yapılan saldırılar gelinen noktada linçe dönüşmüş ve düşmanla işbirliği yapan siyasal islam orduyu yere sermiştir. Türk Milleti maalesef orduyu düşmanlarımız karşısında yalnız bırakmış ve bir Amerikan projesi olan "camilerin bombalanacağı" yalanına inandırılmıştır. Nurullah Aydın hoca düşmanın beyaz,kara ve gri propagandası ile Türkiye'yi ne hale getirdiğine işaret etmek istemiştir. İslam dünyası ,islamın ortaya çıkışından itibaren bu propagandaların etkisinde kalmıştır. İslamın çıkış noktasında bilimsel bir ortam değil,cahiliye dönemi hakimdi. ... Devamı