18 02 2012

GLADYO'NUN OYUNLARI

İspatlıyoruz...   Gladyo, Org. Eşref Bitlis ve Uğur Mumcu gibi Atatürkçü aydınlarımızı ABD’nin Ortadoğu stratejisi önünde engel oluşturduğu için öldürdü. Bugün de ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ni uygulamak için Türk Ordusu’na ve milli güçlere karşı operasyon yürütmektedir. 1996 yılında Eşref Bitlis’i ABD güdümlü Gladyo’nun katlettiğini Aydınlık dergisine açıklayan general, tutuklanmıştır. Tutukladıkları güçsüz, etkisiz ve dağınık kimseler, ABD ve BOP Eşbaşkanlığı için bir tehdit oluşturmuyor. Asıl korktukları tehdit, “darbeci” ilan ettikleri Türk Ordusu ve milli kuvvetler.   İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek , bugün (27 Ocak 2008, Pazar) saat 15.00’te İstanbul Kadıköy Eysan Oteli’nde Uğur Mumcu ’nun Anısına düzenlenen, “Milli Anayasa ve Kemalist Devrim” konulu açık oturumda konuştu. E. Gen. Sörvet Cömert’in başkanlığında yapılan oturuma E. Turizm ve Tanıtma Bakanı Alev Coşkun, İP Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu da konuşmacı olarak katıldılar. Perinçek, konuşmasında Gen. Veli Küçük’ün henüz görevdeyken, 1996 yılında Aydınlık’a Org. Eşref Bitlis’in uçağını ABD güdümlü Gladyo’nun düşürdüğü bilgisini verdiğini açıkladı. 25 Ağustos 1996 tarihli Aydınlık’ta “Yetkili generalin açıklaması” üst başlığıyla yayınlanan haberde, Veli Küçük ABD’ye bağlı Gladyo’nun Eşref Bitlis suikastini niçin yaptığını da açıklıyor. Perinçek’in konuşmasının ilgili bölümleri özetle şöyle:   GLADYO’NUN “SİVİL ANAYASA” TASLAĞITayyip Erdoğan’ları... Devamı

17 02 2012

Cemaatin polis ve savcısına, ABD'li danışman; Susanne Hayden

Aydınlık dergisinden Mehmet Bozkurt ve Umut Albayrak, 25-26 Ocak 2007’de İstanbul hakimevinde, sekiz ilin özel yetkili Başsavcı vekili ve Adalet Bakanlığı’ndan üç yetkili ile çalıştay düzenleyen Amerikalı danışman savcının Susanne Hayden olduğunu ortaya çıkarmıştı... Yeniçağ gazetesinden Arslan Bulut, Amerikalı bir savcının 2006 yılında Türkiye’ye hukuk danışmanı olarak gönderildiğini, Yılmaz Polat’ın “CIA Pençesinde Açılım” adlı kitabına dayanarak ortaya koymuştu. Sonra da Adalet Bakanlığı bu bilgileri yalanlamıştı. Bulut; odatv’den Barış Terkoğlu ile aynı anda, Amerikan Adalet Bakanlığı resmi internet sitesine dayanarak iddianın doğruluğunu ispatlamıştı. O tarihten sonra Adalet Bakanlığı’ndan hiç ses çıkmadı! CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle bir soru önergesi verdi.    Köktürk, olayı anlattıktan ve Amerikan Adalet Bakanlığı’nın resmi bültenlerindeki ifadeleri sergiledikten sonra şu soruları sordu: 1- ABD Adalet Bakanlığı, resmi sitesinde, Türkiye ile ABD arasında OPDAT programı dahilinde terörle mücadeleye ilişkin yasaların çıkarılıp uygulanması konusunda bir işbirliği yapıldığını ve bu program dahilinde danışmanlık yapıldığını kamuoyuna açıklıyor. ‘ABD’li Danışman Savcı ve işbirliği’ soruları ile haberlerini yalanlayan Adalet Bakanlığı olarak; ABD Adalet Bakanlığının ve ABD Dışişleri Bakanlığının resmi Web sitelerini de yalanlamayı düşünüyor musunuz? 2- Yine ABD Dışişleri Bakanlığının resmi yayın organında,   Genel Hukuk Danışmanı’nın İstanbul’da PKK ile mücadele kapsamında cumhuriyet savcıları ve yargı temsilcilerine yönelik bir program düzenlendiğinin bilgisini vermesi k... Devamı

16 02 2012

Taha AKYOL kimdir?

HAİN GÜNCESİ ÖNEMLİ BİR ANEKTOD! NEDEN MUSTAFA AKYOL SALDIRDI ATATÜRK'E ? ORTAK DEĞERE SALDIRAN BİRİ VARSA BU ÜLKEDE; SECERESİNE BAKMALI KİŞİNİN ÖNCELİKLE: MUSTAFA AKYOL'UN BABASI ESKİ MHP'DEN DÖNME TAHA AKYOL'DUR.. PEKİ TAHA AKYOL??? Boğazlayan Kaymakamının yargılandığı mahkemede yalancı şahitlik yapan Yozgat Müftüsü Hulusi Efendi. Peki bu Hulusi Efendi kim midir?Gazeteci-Yazar Taha Akyol’un özbe öz amcasıdır.. Tam bu noktada bir parantez açalım ve Güriş Holding’in sahiplerinden Tevfik Yamantürk’ün bizim aracılığımızla Taha Akyol’a yönelttiği iki soruyu soralım: 1) Taha Akyol’un oğlu Mustafa Akyol’un Soros vakıflarından burs ve proje çalışmaları için fon aldığı doğru mudur? 2) Mustafa Akyol’un Dinlerarası Diyalog toplantısında Türklerin, Cumhuriyetle beraber Kürtleri ve inançlıları ezip, asimile ettiği ve onlara zulüm yaptığını söylediği doğru mudur? Tevfik Yamantürk’ün sorduğu bu soruların cevabı evet ise, tarih tekerrür etmiş, yani dün Hulusi Efendi ne ise bugün de Mustafa Akyol aynı konuma düşer mi dediniz? -- Mustafa Akyol da Gençliğe Hitabe kaldırıılsın diyor ya... Şimdi bu milletin bir sözü aklıma düştü, "Katranı kaynatmakla olur mu şeker, cinsini diktiğim  cinsine çeker". ... Devamı

12 02 2012

Türkiye NATO'dan Çıkarılacak ve Savaş Çıkacak.

Giriş: Bazı tespitlerden yola çıkarak yaptığımız tahmin ve tahlillere göre: A – Suriye ve İran da bir şekilde halledildikten sonra; 27 İslam ülkesini kontrol altına almayı ve Büyük İsrail’i kurmayı amaçlayan BOP’un son aşaması olarak asıl sıra Türkiye’ye gelmiş olacaktır. B- “Irak tezkeresini çıkarmadığı, İran müdahalesinde gevşek davrandığı” gibi gerekçelerle Türkiye NATO’dan çıkarılacaktır. C- Ardından “Kürtlere özerklik vermiyor ve kendi halkına orantısız güç kullanıyor” bahanesiyle Türkiye saldırıya uğrayacaktır. D- Yeni ve eski MİT başkanı ve yardımcısının “PKK-KCK ile ilişkileri ve işbirliği” nedeniyle Özel yetkili Savcılıkça ifadeye çağrılmaları ise; İşte bu çok muhtemel gelişmelere karşı, Türkiye’de “iktidar ortaklarının, TSK ve MİT gibi stratejik kurumların sağlama alınması ve işbirlikçilerin uzaklaştırılması” hazırlıkları mıdır? Gelişme: MİT’in gizli ve kirli ilişkileri: Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Bilal Bayraktar’ın ihtarı üzerine MİT müsteşarı Hakan Fidan uçakla Ankara’dan İstanbul’a gitmişti. Henüz ifade verip vermeyeceği kesinleşmemişti ama, bu noktadan sonra suların durulması mümkün değildi. Bu durum, bir anlamda bizzat Başbakan’ın ifadeye çağrılması gibiydi. Belki ona da sıra gelecekti!.. “KCK operasyonlarında tutuklananların bir çoğu MİT elemanı çıkıyordu. Bu nasıl olurdu?!. Uludere’de 35 sivil gencin ölümüne yol açan yanlış istihbaratın da MİT üzerinden TSK’ya verildiği konuşuluyordu! Böyle ise durum oldukça vahim görülüyordu”[1] diyen ve “MİT ve Emniyette sarsıntı” başlığı ile telaş ve tedirginliğini dile getiren A... Devamı

01 02 2012

CIA Gülen'i kontrol altında tutuyor, ülkesine göndermiyor!

Öyle ya Cemaatin ABD’ye ele geçirmek gibi absürt bir hedefi olamayacağına göre gerçekten merak içindeyim Washington’u kullanma ya da ondan yararlanma nasıl oluyor? Cemaat-ABD ilişkileri bağlamında yapılan spekülasyonlar şunlardır: * Fetullah Efendi Türkiye’de olup bitenden tam olarak bilgi sahibi değildir. Dolayısı ile olanların bir bölümü ona rağmendir! * CIA kendisini kontrol altında tutuyor ve Türkiye’de operasyona devam ettiğinden onu ülkesine göndermiyor! * Cemaat TSK’daki Kemalist yapının ancak ABD operasyonuyla çökeceğini düşündüğünden Washington ile kol koladır ve karşılıklı bir yararlanma söz konusudur. * Cemaat ABD’yi stratejik müttefik olarak görüyor ve onunla beraber Türkiye’nin yükseleceğine inanıyor! * Cemaat için vatan kavramı seccadenin serildiği yerdir. Dolayısı ile Cemaat için ABD ya da Türkiye fark etmiyor! * Cemaat ABD sayesinde TSK’dan intikam alıyor! Gelelim yoruma: Hep beraber soralım ABD gibi devasa emperyal bir ülke hiç Fetullah Cemaati gibi mini bir camia tarafından kullanılabilir ve yönlendirilebilir mi? Karşılıklı yararlanma ya da kullanma olayı eşit güçler arasında olur, dolayısı ile onlar bizi, biz de onları kullanıyoruz sözü kusura bakılmasın sadece züğürt tesellisi değil, aynı zamanda cemaat mensupları ya da camianın bu söylemle afyonlanmasıdır! Ve hüküm: Fetullah Efendi-ABD ilişkisini anlamak ve çözmek isteyenler, kendisinin hiçbir sıfatı olmadan Papa tarafından Vatikan’da ağırlanmasından, okullaşmadaki uluslar arasılığa ve dinler arası diyalog söylemi ile İbrahimi dinler hikayesine kadar pek çok şeyi dikkate almak durumundadır! ABD’nin yeni taarruz ve yayılma konsepti! Pentagon&rsqu... Devamı

31 01 2012

Sevkülceyş / Türker ERTÜRK

Okurlarım, arkadaşlarım, karşılaştığım insanlar hep aynı şeyi soruyorlar, "ABD İran’a saldırır mı?" Nostradamus kehanetlerine benzer iddialarda bulunamayacağımıza ve kerameti kendinden menkul şeyh de olmadığımıza göre yapabileceğimiz şey aklımızı kullanmak, konuyu masaya yatırmak, analiz etmek ve denklemin bilinenlerinden bilinmeyenleri bulmaya çalışmaktır.   ABD’nin bundan sonra neler yapacağını anlamak için öncelikle bugüne kadar neler yapmış ona bakmak lazım. Savaşları, işgalleri, uçuşa yasak bölgeleri, bombalamaları biliyorsunuz. Peki, ABD’nin örtülü olarak yaptıklarını biliyor musunuz? Amerikalı Yazar ve Tarihçi William Bulm, II. Dünya Savaşı'ndan sonraki ABD tarihini şu şekilde özetliyor: "Demokratik seçimle gelmiş 50 hükümeti yıkmış, 20 ülkede ulusal hareketleri baskı altına almış, 30 ülkede seçimlere müdahale etmiş ve hileli yönlendirme yapmış, 30 ülkede 50’den fazla yabancı lidere suikast düzenlemiş, Bu faaliyetlerin en az birini veya daha fazlasını 69 ülkede vizyona koymuştur" Ne diyorsunuz, bu faaliyetler ülkemizde de sahneye konmuş olabilir mi? Ya son 10 yıl içinde? Eğer ABD istemediklerine operasyon yapıyorsa, istediğine ve işbirlikçilerine ne yapıyor? Time dergisinin haberine göre ABD Başkanı Obama, Erdoğan’ı kendisine en yakın 5 siyasi lider arısında sayıyor ve "Bizim için pek çok işi başarmamızı sağladı" dediğini yazıyor. Bilmem bu haber sizin için bir cevap olur mu? İran’da ne yapılmak istendiğini anlamak için ABD’nin ne yapmak istediğinin tam olarak algılanması gerekmektedir. Esasında bu konuda sayfalarca yazılabilir ama çok kısa olarak ABD’nin küresel ve bizi de yakından ilgilendiren bölgesel ulusal hedef... Devamı

28 01 2012

“İNSANIN KAHPESİ” SEN MİSİN PAŞA?

Senin de iki elin, iki ayağın var mı? Var… O halde nedir seni benden ayırıp, kahpe yapan? Her satırını titreyerek okuduğum “Kutsal İsyan”ın yazarı Hasan İzzettin Dinamo, bir şiirinde, “İnsanın kahpesi, Ne arslana, ne kaplana benzer. İnsanoğlunun kahpesi, İlk bakışta sana bana benzer!” diyordu… Düşündüm, herkese benziyorsun, evet… Senin de bir başın, iki gözün, bir ağzın, iki kulağın var mı? Var… O halde nedir seni benden ayırıp kahpe yapan, nedir? Paşa, açık konuşayım: Ben gemiyi insana, insanı da gemiye benzetirim. İkisinde de bir “baş”, bir “kıç” ve bir “gövde” vardır. Ben, kaç zamandır uykusuzum, vatanımın derdindeyim, düşündüm gece gece: İnsanların kimi emperyalizme ülke taşıyan bir gemidir, kimi ülkesine “anti-emperyalizm”i taşıyan bir gemidir… Birincisi sensin paşa… İkinci olarak da, Bandırma’dan söz ederim, bilirsin. Evet paşa, sen bunu benden daha iyi bilirsin… İçimizdeki vatan aşkına o kanlı Amerikan ekmeğini bandırma paşa! Sakın ola, yapmaya kalkma bunu! Ben, düşündüm yine gece gece: Kimi bir olaya gemi gibi “baş”tan bakar ve ileriyi görür; kimi “kıç”tan bakar ve geriyi görür. Gericiler, “kıç”ından bakanlardır paşa, beni sev ya da sevme, umurumda değil… Bu gemilerin gövdesizi, omurgasızı vardır; ki biz ona “oynak” deriz… Bu gemilerin başı ayrı kıçı ayrı oynayanı vardır; ki biz ona “liboş” deriz… Bu gemilerin başı kıçının yerine geçmiş olanı vardır; ki biz ona “dönek” deriz, sen ne dersen de paşa… İti uğursuzu doluşunca güverteye, biz ona “düşman m... Devamı

24 01 2012

OBANA SENİNLE GURUR DUYUYOR !..

Türk Siyasetinin de, siyasetçisinin de çok sevdiği bir pohpohlama tipidir, bu slogan. Gurur duyan, devamlı olarak değişir. Bazen “Türkiye” , bazen “X Partisi” bazen de “X şehri” yağ çekilecek, pohpohlanacak kişiyle gurur duyar. Fakat ilk kez bir Türk Başbakan ile, yabancı bir ülkenin Başkanı gurur duyuyor!… ABD’li diplomatların “Pilli Tavşan” adını taktıkları, Dışişleri Bakanı Davutoğlu Kayseri’de AKP toplantısında açıkladı; “Obama, Başbakan Erdoğan’ın arkadaşlığı ile gurur duyuyor…” Breh, breh, breh… Helal olsun civanım delikanlıya da, Davutoğlu Bakana da… Doğrusunu isterseniz, ben Obama’nın benimle gurur duymasını asla istemem. Bırakın gurur duymasını, arkadaşım-dostum olmasını da istemem. *Onunla dost olunca aklıma, Irak’ta misket bombalarıyla öldürülen binlerce günahsız yavruların öldürülmesi gelir. *On binlerce Müslüman kadının Irak’ta-Afganistan’da Amerikan Askerleri tarafından tecavüze uğramaları gelir. *1,5 Milyon Müslüman’ın evlerinden yurtlarından koparılmaları gelir. *Öldürülen yüz binlerce insan gelir. *Bu coğrafyada yaşayan insanların hakkı olan yer altı-yer üstü zenginliklerinin, kültür ve tarihi eserlerin çalınması gelir. *ABD Başkanlarının bir zamanlar gurur duydukları dostları olan, Hüsnü Mübarek- Kaddafi-Saddam-İran Şahı Pehlevi- Filipinler lideri Marcos, Panama Lideri Noriega gelir… İşte bu yüzden ben; Obama’nın benimle ve benim gibi düşünenlerle gurur duymasını hiç istemem… Fakat siz Obama’nın patronu olduğu Büyük Ortadoğu Projesinde “eşbaşkan” olmayı kabul edip bunu defalarca söylerseniz, Obama sizinle gurur duyar. Duymasına duyar da bu... Devamı

22 01 2012

Tayyip Erdoğan'a "Saddam" tertibi.

Amerika, Saddam'a oynadığı oyunu                  Tayyip Erdoğan için de sahneye koyuyor.   Kanada merkezli Global Research sitesi, tertibi açıkladı. Bu site, ABD’nin dünya ölçeğindeki siyasetlerini izliyor ve perde arkasına ışık tutmasıyla ünlü. “Ortadoğu’da Amerikan-İran Soğuk Savaşı ve Savaşın Genişlemesi Tehdidi” başlıklı nitelikli tahlilin yazarı Mahdi Darius Nazemroaya. Ulusal Kanal Dış Haberler Şefi Merve Aksuna tarafından tesbit edilen yazı, 2 Ocak 2012 akşamı Ulusal Kanal'da yayımlandı. Doğu Perinçek, 12 Ocak günlü Aydınlık köşe yazısında olayı ayrıntılandırdı. http://www.aydinlikgazete.com/index.php?option=com_content&view=article&id=7606:dou-perncek-global-researchuen-dikkat-cekici-tahlili-abd-ile-pkk-arasndaki-stratejik-ba&catid=50:dou-perincek&Itemid=98   Yazının kısa özeti şöyle: ++++++++++++++++++++   “ABD Türkiye’yi kullandıktan sonra bölecek” +++++++++++++++++++++++++++++++++++++   ABD’nin, Türkiye’yi Suriye’ye karşı kullanması planın kısa vadeli aşaması. Amerika ve İsrail'in çıkarları, Türkiye’nin önemli bir güç olmasına izin vermiyor. ABD ve İsrail’in, bölgede Suriye’nin üzerine sürebileceği Türkiye’den başka bir güç yok. Ancak Türkiye bölgesel stratejilerinde onlara hizmet verdikten sonra zayıflatılacak ve bölünecektir. ABD’nin Kürt ayrılıkçı hareketini Türkiye’ye karşı desteklemesinin nedenlerinden biri de budur. Türkiye, iç kavgaya ve bölünmeye itilecektir.   “Saddam Hüseyin’e yapıldığı gibi” +++++++++++++++++++++++++++++   Amerika, S... Devamı

22 01 2012

BİR DEVLET HANGİ HALDE ÇÖKER ?

BİR DEVLET HANGİ HALDE ÇÖKER ? |  görsel 1

Osmanlı'nın muhteşem zamanlarıdır. Kanunî Sultan Süleyman devletin akıbetini düşünür; günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı diye. Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi'ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu Yahya Efendi'ye gönderir. Mektupta "Sen ilahi sırlara vakıfsın. Bizi de aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğullarının akıbeti nasıl olur? Bir gün izmihlale uğrar mı? Mektubu okuyan Yahya Efendi'nin cevabı çok kısa ve şaşırtıcıdır; "Neme lazım be Sultanım!" Topkapı Sarayı'nda bu cevabı hayretle okuyan Sultan Süleyman buna herhangi bir mana veremez. "Acaba bu cevapta bizim bilmediğimiz bir mana mı vardır?" diye düşünür. Nihayet kalkar Yahya Efendi'nin Beşiktaş'taki dergahına gelir ve der ki: - Ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, sorumu ciddiye al. Yahya Efendi şöyle bir bakar: - Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuz üzerinde iyice düşündüm ve kanaatimi size açıkça arz ettim. - İyi ama ben bu cevaptan birşey anlamadım. Sadece "Neme lazım be sultanım" demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi. Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu müthiş açıklamasını yapar: - Sultanım! Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık şayi olsa, işitenlerde 'neme lazım' deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil çobanlar yese, bilenler de bunu söylemeyip sussa, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başka kimse işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itim... Devamı

21 01 2012

Ermenistan'da Türk Soy Kırımı.

Ermenistan'da Türk Soy Kırımı. |  görsel 1

Hüseyin Adıgüzel 19 Ocak 2009 Ermeni soykırımı değil Türk soykırımı Ermenistan’da niye tek bir tane bile Türk yok? Ermenilerin tarihi Ermeniler, beşinci-altıncı yüzyıldan itibaren tarihi kaynaklarda yer almış, İran, Suriye ve Anadolu’nun doğu bölgesinde dağınık olarak yaşayan bir halktır (Atamoğlan Memmedli, Ermenilerin Gerçek Tarihi, s. 9, Bakü, 2005). Tarihleri tamamen efsanelere dayalıdır. Ermeni tarihçisi Karakaşyan; “Ermenilerin geçmişi hakkında tarih ya da salname sayılabilecek bilgiler yoktur” der (Karakaşyan, İstoriya Vostaçnogo Voprosa, Londra, 1905) Vatan olduğunu iddia ettikleri topraklar hiçbir dönemde onların hakimiyetleri altında olmamıştır. Ermeni tarihçisi Kapançyan’a göre; “Ermenilerin ilk vatanı Hayasa olmuştur. Hayasa, bugünkü Fırat, Çoruh ve Aras Nehirlerinin akış istikametindeki toprakları kapsamaktadır. Batıdan doğuya doğru uzunluğu 150-170 km.den çok değildi” (Kapançyan, G. Hayasa, Kolibel Ermeniya, s. 64, Erivan, 1948). Fakat Heredot, Evdoks gibi tarihçiler Ermenilerin bu topraklara dışarıdan geldiklerini yazarlar. İ. M. Dyakonov; “Tarihen açıktır ki, Ermeniler Küçük Asya topraklarına dışarıdan, başka bir yerden gelmişlerdi. İÖ yedinci, altıncı yüzyılda eski Ermeni halkı Fırat yaylasına yerleşmiştir” der (İ. M. Dyakonov, Ermenistan Tarihi, s. 209, Moskova, 1968)   Kaynaklar ve belgeler Ermenilerin vatan saydıkları Fırat, Çoruh ve Aras Vadisi’ne, tıpkı Kimmerler gibi, İskitler gibi, Hurriler gibi, Saklar gibi sonradan gelip yerleştiğini yazmaktadır.   Ermeniler tarih boyunca bir iki küçük krallıktan başka bir devlet kuramamışlardır ve genelde bu küçük krallıklar, zamanının güçlü devletlerine bağımlı olarak yaşamı... Devamı

12 01 2012

Rusya: Türkiye Suriye’yi vuracak (Al Başına Belayı)

Rusya: Türkiye Suriye’yi vuracak (Al Başına Belayı) |  görsel 1

Rusya, NATO üyeleri ve bazı Körfez ülkelerinin Suriye’ye askeri müdahale yapmaya hazırlandığını duyurdu.     Uzun süre Rus iç istihbarat Servisi FSB'nin başkanlığını yapan ve şu anda Rusya Güvenlik Konseyi Başkanı olan Nikolay Patruşev Rus İnterfaks ajansına yaptığı açıklamada, bazı NATO üyesi ülkelerin Suriye'ye askeri müdahale hazırlığı yaptığına dair bilgiler elde ettiklerini ifade ederek, NATO üyesi Türkiye'nin bu konuda kilit rol oynayabileceğini savundu. "ABD VE TÜRKİYE UÇUŞA YASAK BÖLGE HAZIRLIĞINDA" Patruşev, ABD ve Türkiye'nin Suriyeli isyancıları korumak için Suriye içinde uçuşa yasak bölge oluşturulması olasılığı üzerinde çalıştığını belirterek, ''Bize bazı NATO üyesi ve Körfez ülkelerinin dolaylı müdahaleden doğrudan askeri müdahaleye geçmek için Libya benzeri senaryo üzerinde çalıştıklarına dair bilgi geliyor'' de "ANA ROL TÜRKİYE'NİN" Nikolay Patruşev, Suriye'ye yönelik hazırlığı yapılan askeri müdahalede Türkiye'nin ana rolü oynayabileceğini ileri sürdü. Patruşev, batının Suriye'ye muhalefete baskı yaptığı için değil, İran ile ittifakı sona erdirmediğini için baskı yaptığını savundu. Sovyetler Birliği'nden beri Suriye ile geleneksel dostluk ilişkilerine sahip olan Rusya, Libya'daki senaryonun burada da tekrarlanmasına karşı çıkıyor Kaynak:Focus Haber ... Devamı

12 01 2012

EY CHP’LİLER, BİR SABAH SİZİN DE KAPINIZI ÇALARLARSA

EY CHP’LİLER, BİR SABAH SİZİN DE KAPINIZI ÇALARLARSA |  görsel 1

Faşizm kara bulutlar gibi çöktü yurdumuzun üstüne. Her gün yeni bir deprem yaşıyoruz. Her gün yeni bir kasırgayla uyanıyoruz. Ortalık yangın yerine döndü. At izi ile it izi birbirine karıştı. Aslanlar çakallara boğduruluyor. Bir astsubayla başlayan Ergenekon Tutuklamaları nihayet Genel Kurmay Başkanına gelip dayandı. Ey CHP’liler bir sabah sizin de kapınızı çalarlarsa sakın şaşırmayın. Eleştiri hakkını kullanan Genel Başkana soruşturma başlatıldı bile. Ayrıca Ergenekon senaryosunda Deniz Baykal’ın da adı geçiyor. Yani sıra CHP’ye geldi. Adım adım, planlı bir şekilde yol alıyorlar. Eski PKK’lı katiller, ruh hastaları, onur yoksulları şimdi el üstünde. Ortaya çıkıp mertçe, dürüstçe, alnı açık ifade veremeyen bir takım kişiler “gizli tanık” olarak kullanılıyor. Ergenekon senaryosu da başlangıçta iki gizli tanık, iki başoyuncu üzerine kurulmuştu. Birisi haham Tuncay Güney, ötekisi savcıların “Osman’ım” sözcüğü ile hitap ettikleri ve Atatürk’e “İngiliz Piçi” diyen Osman Yıldırım’dı. Artık ona bile söz söyletmiyorlar. Savunmasında Osman Yıldırım’ın gerçek konumunu ortaya koydu diye Doğu Perinçek’ e ceza kesildi. Ey CHP’liler Faşizmle mücadele böyle olmaz. “Ben dedim, sen dedin” gevezelikleri ile yani “kayıkçı kavgası”yla mücadele yapılmaz. Sıranın size de gelmesini istemiyorsanız, Atatürk olacaksınız. Namık Kemal olacaksınız, Nazım hikmet olacaksınız… Yeri geldiğinde sıradan bir nefer gibi halkın içine karışmasını bileceksiniz. Öncü olacaksınız. Çoban ateşi olacaksınız. Bu konuda yüzlerce yazı kaleme aldık. Daha AKP iktidar değilken, 1999 yılından 2009&rsquo... Devamı